Elmacı Pazarı ve Zincirli Bedesten’de Alışveriş

Gaziantep’e adım attığınız an sizi ilk karşılayan şey o baş döndürücü koku ve ses cümbüşüdür. Bir yanda Bakırcılar Çarşısı’ndan gelen ritmik çekiç sesleri, diğer yanda havayı dolduran baharatların, taptaze fıstığın ve yöresel lezzetlerin davetkar aroması… Gaziantep’e geldiniz, o meşhur lezzetleri ve el sanatlarını evinize de götürmek istiyorsunuz ama nereden başlayacağınızı, ne alacağınızı, en iyisini nasıl seçeceğinizi bilmiyorsunuz. Belki de en büyük endişeniz, “Acaba doğru ürünü mü alıyorum?” sorusu.

İşte bu noktada, şehrin ticari kalbinin attığı iki tarihi mekân devreye giriyor. Bu rehberimizde, Gaziantep Elmacı Pazarı ve Zincirli Bedesten’de yapılacak şeyler listesinin en başına alışverişi koyacak, sizi lezzet ve zanaat dolu bir keşfe çıkaracağız. Elmacı Pazarı’nı şehrin gastronomi kalbi, Zincirli Bedesten’i ise zanaatkar ruhu olarak düşünün. Hazırsanız, Gaziantep’in ruhunu evinize taşımak için bu iki tarihi çarşının labirentlerinde keyifli bir yolculuğa çıkıyoruz!

Dünyaca ünlü Antep Fıstığı’nın en tazesini ve kalitelisini bulun

Elmacı Pazarı’na girdiğinizde sizi ilk selamlayanlardan biri, çuvalların içinden size göz kırpan o meşhur “yeşil altın” olacak. Ama durun, hemen ilk gördüğünüz çuvala yönelmeyin! Gerçek bir Antepli gibi fıstık seçmek, bir sanattır ve biz size bu sanatın sırlarını öğreteceğiz. Bu sadece bir alışveriş değil, aynı zamanda bölgenin en değerli ürününe gösterilen saygının ve yerel kültürün bir parçası olma deneyimidir.

İyi bir Antep fıstığını anlamanın birkaç kilit noktası var. İlk ve en önemli test, gözlerinizle yapacağınız testtir. Kaliteli ve taze bir fıstığın içi, parlak ve canlı, “koyu zümrüt yeşili” bir renge sahip olmalıdır. Bu renk, ürünün tazeliğinin ve kalitesinin en net işaretidir. Rengi solmuş, kararmış ya da matlaşmış fıstıklar genellikle bayattır. Kabuğuna da dikkat edin; açık renkli, temiz ve kendiliğinden çatlamış olmalı. Esnafa “kapalı oranı”nı bile sorabilirsiniz; kaliteli bir partide kapalı, yani çatlamamış fıstık oranı %2’yi geçmemelidir.   

İkinci testiniz burnunuzla. Avucunuza bir miktar fıstık alıp koklamaktan çekinmeyin. Taze fıstığın kendine has, hoş ve tatlı bir aroması vardır. Eğer keskin, rahatsız edici veya “ağırlaşmış yağ” gibi bir koku alıyorsanız, o fıstık beklemiştir. Son olarak, en keyifli test olan tatmaya geçin. Esnaftan bir tane tatmak için izin isteyin. Ağzınızda acı, ekşi veya bayat bir tat bırakan fıstıktan uzak durun. İyi bir fıstık, damağınızda yoğun, dolgun ve hafif kremsi bir lezzet bırakır. Unutmayın, bu pazardaki satıcılar, ürünlerinin kalitesine güvenir ve müşterinin bu kaliteyi test etmesini bekler.   

Alışveriş yaparken karşınıza iki temel fıstık türü çıkacaktır: Gaziantep fıstığı ve Siirt fıstığı. Eğer eve götürüp baklava veya tatlı yapmayı planlıyorsanız, yoğun aroması ve ince kabuğuyla tercihiniz kesinlikle Gaziantep fıstığı olmalı. Çerez olarak tüketmek için ise daha iri taneli olan Siirt fıstığını da düşünebilirsiniz.   

Antep Fıstığı

Yöresel baharatlar, pul biber, salça ve kuru dolmalıklar satın alın

Fıstık alışverişinizi bir usta gibi tamamladıktan sonra, burnunuza çalınan o baş döndürücü kokuların peşine takılma zamanı. Elmacı Pazarı, adeta Gaziantep mutfağının yaşayan kileridir. Bu pazarın adı, aslında bölgenin tarımsal ve ekonomik tarihinin de bir özetidir. Yaklaşık 250 yıllık bu çarşı, ismini bir zamanlar çok kıymetli olan ve hediye olarak götürülen elmadan (“alma”) alıyor. O dönemlerde elma ne kadar değerliyse, bugün de fıstık, baharat ve salça o kadar değerlidir. Bu, pazarın ruhunun nasıl evrildiğini ama önemini hiç kaybetmediğini gösteren harika bir detaydır.   

Tezgahlarda sizi ilk karşılayacak olan baharat üçlüsü; zahter, sumak ve pul biberdir. Özellikle kahvaltılarda zeytinyağı ile birlikte tüketilen zahter, kekik ve farklı tohumların bir karışımıdır ve güne başlamak için harika bir lezzettir. Salataların ve kebapların vazgeçilmezi olan mayhoş lezzetli sumak ve elbette o meşhur ipek pul biber veya isot… Bu biberlerin sadece acı olanları değil, yemeğe renk ve isli bir aroma katan tatlı çeşitleri de bulunur.   

Gaziantep mutfağının ruhunu evinize taşımak istiyorsanız, almanız gereken en önemli şeylerden biri de salçadır. Ama bu bildiğiniz salçalardan değil. Buradaki salçalar, fabrikasyon usulü kaynatılmaz; yaz güneşinin altında, tepsilerde yavaş yavaş kurutulur. Bu “gün kurusu” yöntemi, domatesin ve biberin lezzetini yoğunlaştırarak onlara eşsiz bir tat ve kıvam verir. Domates, acı biber, tatlı biber ve Anteplilerin favorisi olan “karışık salça” çeşitlerinden mutlaka alın.   

Pazarın tavanlarından sarkan o renkli dizileri fark ettiniz mi? Onlar, kışın en lezzetli yemeklerinden biri olan kuru dolmanın ana malzemeleri: kurutulmuş patlıcanlar, biberler, kabaklar ve hatta bamyalar. Bu ürünler, Gaziantep’in mevsimselliğe ve yazın bereketini kışa saklama kültürüne dayanan mutfak anlayışının en güzel yansımasıdır. Buradan alacağınız bir dizi kuru sebze, kış ortasında size lezzetli bir Gaziantep ziyafeti vaat eder.   

Zincirli Bedesten

Zincirli Bedesten

Zincirli Bedesten’in tarihi atmosferinde el dokuması kutnu kumaşlarına bakın

Mutfak alışverişinizi tamamlayıp torbalarınızı doldurduktan sonra, şimdi duyuları farklı bir şekilde harekete geçirme zamanı. Elmacı Pazarı’nın o canlı ve lezzet dolu karmaşasından çıkıp hemen yanındaki Zincirli Bedesten’in taş duvarlarının ardına geçtiğinizde, adeta bir zaman kapsülüne girmiş gibi hissedersiniz. 1718 yılında Darendeli Hüseyin Paşa tarafından yaptırılan bu tarihi kapalı çarşı, serin taş duvarları ve sakin atmosferiyle sizi yüzyıllar öncesinin zanaatkar dünyasına davet ediyor.   

Bedestenin yıldızı, şüphesiz ki Kutnu kumaşıdır. Bu sadece bir kumaş değil, aynı zamanda bir tarih ve statü sembolüdür. Bir zamanlar Osmanlı padişahlarının kaftanlarını süsleyen bir “saray kumaşı” olması, ona olan hayranlığı daha da artırır. Kutnu’nun sırrı, yapım tekniğinde gizlidir. Dikey iplikleri (çözgü) ipek veya suni ipekten (floş), yatay iplikleri (atkı) ise pamuktandır. Bu özel birleşim, kumaşa ipekten gelen o göz alıcı parlaklığı ve pamuktan gelen dayanıklılığı ve rahatlığı verir. İçinde hiçbir sentetik madde bulunmaması, onu aynı zamanda sağlıklı ve nefes alan bir kumaş yapar.   

Peki gerçek bir Kutnu’yu nasıl tanırsınız? Onu diğer kumaşlardan ayıran en belirgin özelliği, parlak yüzeyi ve genellikle dikey olarak uzanan cesur, renkli çizgileridir (“yollu desen”). Özellikle sarı, kırmızı, mor ve yeşil gibi canlı renklerin hakimiyeti hemen göze çarpar. Bir dükkana girdiğinizde, top halindeki kumaşlara dokunmaktan çekinmeyin. O eşsiz dokuyu ve ipeğin serinliğini hissedeceksiniz. Bu kumaşı bu kadar değerli kılan şey, sadece malzemesi değil, aynı zamanda söküm, boyama ve dokuma gibi tamamen el işçiliğine dayanan zahmetli üretim sürecidir. Bu yüzden bir Kutnu ürünü aldığınızda, sadece bir eşya değil, nesillerdir aktarılan bir zanaatı ve kültürel mirası da desteklemiş olursunuz.   

Kutnu kumaşı artık sadece geleneksel kıyafetlerde kullanılmıyor. Günümüzde çantalardan kravatlara, fularlardan yeleklere ve hatta ev dekorasyon ürünlerine kadar çok geniş bir yelpazede karşımıza çıkıyor. Bu da onun sadece bir müze objesi değil, yaşayan ve modern hayata adapte olan bir gelenek olduğunun en güzel kanıtı.   

Zincirli Bedesten’i gezdikten sonra mutlaka Tarihi Gümrük Hanı‘nı ziyaret etmeden dönmeyin.

Zincirli Bedesten

Zincirli Bedesten

Alışveriş Keyfinizi Taçlandıracak Lezzet ve Sanat Durakları

Elmacı Pazarı’ndan aldığınız baharatların kokusu ve Zincirli Bedesten’den seçtiğiniz kutnu kumaşının ışıltısıyla, Gaziantep’in ruhundan birer parça artık sizinle. Alışverişten yorulan ayaklarınızı dinlendirmek ve bu tarihi atmosferin tadını sonuna kadar çıkarmak için hazır buradayken birkaç önerimiz daha var.

Bedestenden çıkar çıkmaz, neredeyse 400 yıllık bir maziye sahip olan efsanevi Tarihi Tahmis Kahvesi’ne uğrayıp meşhur menengiç kahvesinin tadına bakın. Bu tarihi mekanda bir kahve molası vermek, gezinize unutulmaz bir anı katacaktır. Ardından, hemen yanı başınızdaki Gaziantep Bakırcılar Çarşısı sokaklarında kaybolarak, ustaların çekiç sesleri eşliğinde bir başka kadim zanaata tanıklık edebilirsiniz.   

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Soru 1: Elmacı Pazarı ve Zincirli Bedesten’in açılış-kapanış saatleri nedir?

Cevap: Çarşılar genellikle sabah 08:00-09:00 gibi açılıp akşam 19:00-19:30’a kadar hizmet verirler. Ancak bunlar esnaf dükkanları olduğu için saatler dükkandan dükkana küçük farklılıklar gösterebilir. Pazar günleri bazı dükkanlar kapalı olabildiği için, alışverişinizi garantiye almak adına hafta içi veya Cumartesi günü ziyaret etmenizi tavsiye ederiz.   

Soru 2: Bu çarşılarda pazarlık yapılır mı?

Cevap: Evet, özellikle Zincirli Bedesten gibi zanaat ürünlerinin satıldığı yerlerde pazarlık, alışveriş kültürünün bir parçasıdır. Elmacı Pazarı’ndaki gıda ürünlerinde fiyatlar genellikle daha nettir, ancak birden fazla veya yüklü miktarda ürün alıyorsanız küçük bir indirim istemekten çekinmeyin. Unutmayın, pazarlık sadece fiyatı düşürmek değil, aynı zamanda esnafla sohbet etme ve bağ kurma yöntemidir.   

Soru 3: Kutnu kumaşı neden bu kadar değerli?

Cevap: Kutnu kumaşının değeri üç temel unsurdan gelir: Tarihi (Osmanlı saraylarında kullanılmış olması), Malzemesi (doğal ipek ve pamuk karışımı olması) ve Üretimi (tamamen el tezgahlarında, ustalık gerektiren zahmetli bir süreçle dokunması). Bu yüzden Kutnu sadece bir kumaş değil, somut bir kültürel mirastır.   

Kaynakça Kutnu kumaşının tarihi, üretim süreçleri ve kültürel önemi hakkında daha detaylı bilgi için T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Gaziantep İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından hazırlanan Kutnuculuk sayfasını inceleyebilirsiniz.

Yorumlar